14 Kasım 2011 Pazartesi

Vergi denetiminde kronik sancı

Vergi denetiminde kronik sancı

Maliye Bakanlığı'nı, özellikle vergi alanını uzun yıllardır izliyorum. Farklı genel müdürlüklerde veya denetim birimlerinde çok sayıda arkadaşım da var. Hemen her gün bir elektronik posta alıyorum.
Bakanlığın iç dinamikleri açısından ciddi yorumlar dinliyorum. Aralarında "adaletsizlik" hissine kapılan da var "isyan" noktasına gelen de...
Mesele, "vergi denetiminin ortak çatı" altında toplanması. Nitekim yeni oluşturulan "Vergi Denetim Kurulu" hâlâ tartışılıyor.
Ki bu noktada benim de eleştiri ve önerilerim söz konusu...

Yalnız, şimdi eğri oturup doğru konuşma zamanı.
Dünün yanlışlarından ders çıkarma, yarına ilişkin kaygıları giderme zamanı.
Önce düne dönelim... Maliye müfettişi, hesap uzmanı, gelirler kontrolörleri... Birbirinden değerli bürokratlar. Ve onlara eklenen vergi denetmenleri.
Düne kadar müfettişler, hesap uzmanları ile çekişirdi. Gelirler kontrolörlerini pek kaale almazlardı. Ne zaman ki "denetim birimleri birleştirilmeli" iradesi oluştu, o anda "Müfettişlerle hesap uzmanları zoraki kurul yapısında buluşmaya razı oldu." Nasılsa onlar doğrudan bakana bağlı merkezi denetim elemanları statüsünde kalacaktı.
Eh, gelirler kontrolörleri de Gelir İdaresi Başkanı'nın emrinde, kendilerine verilen işlerde çalışabilirlerdi. Vergi denetmenleri de kalibre yetersizliği ile taşrada konuşlanmalıydı.
Çatı işi ciddiye binince bu kez "müfettiş, uzman ve kontrolör" bir araya gelmeyi kabullendi. Denetmenler ise kapıdan döndürüldü.
Çünkü o yapı dahi hem gücü hem de denetim pastasının dağılımındaki etkinliği sürdürülebilir kılıyordu. Yani, bakanlığın üst yönetimine hakim olmayı ve piyasada yeminli mali müşavirlik gücünü kontrol altında tutmayı.
İçeriyi marke etme, dışarıya mesaj gönderme zihniyeti bugün de canlı. Ama durum biraz değişti. Vergi inceleme ve denetim rolü, kurul ayrımı olmaksızın "Vergi müfettişliği" sıfatında birleşiverdi.

Şimdi sancılı geçiş dönemindeyiz. Bu dönemin yönetimi, maliyenin geleceğini belirleyecek. Lakin reforma sahip çıkmak kadar aksayan yönlerini de görmek gerek.

Kuşkusuz; kurumları, gelenekler hatta usta-çırak ilişkisi ile şekillenen kültürü yönetir.
Bu zincirin olumlu yönleri kadar riskleri de söz konusudur. Örneğin, sağlam kurumsal hafıza ve yönetim kalitesi getirdiği gibi tek tip adam yetiştirme ve kurumsal taassup da getirebilir.
Üstelik, bu seçkin camiaya adım atanlar, bürokratik ikbalini gözeterek, beklentilere göre pozisyon almaya zorlanabilir.
Bugüne dönecek olursak, şunları söyleyebiliriz:

Vergi denetiminde tek çatı modelinden geri adım atılmamalıdır.
Türkiye'nin nitelikli üniversitelerinden derece ile mezun olup Maliye Bakanlığı'na giren kariyerli insanlar, bir gecede tenzili rütbeye uğrama psikolojisinden kurtarılmalıdır.
Maddi tatmin düzeyi artırılmalı, bilgi açığı olan eski denetmenler meslek içi eğitime tabi tutulmalıdır.
Vergi hasılatı sınırlı ancak mükellef sayısı yüksek görünen küçük ölçekli işletmelerin denetimine, vergi müfettişlerinin sayıca büyük oranı tahsis edilmemeli, az adamla yapılabilen denetim teknikleri uygulanmalıdır.
Denetimde uzmanlık gerektiren işlere ağırlık verilmesi yerinde olmakla birlikte bu işin yapılış biçimi kimse için imtiyaza dönüştürülmemelidir.
"Uzlaşma" müessesesi şeffaflaştırılmalıdır. "Mükellef mahremiyeti" bahanesine fazlaca sığınılmadan, bu gri alana neşter vurulmalıdır.
Milli Emlak denetmenleri ile muhasebat kontrolörlerinin haklı itirazları ve yeni oluşturulan kadronun yetersizliği dikkate alınmalıdır.


Sözün özü...
Tüm bu yazdıklarımızın takıntılı bir grubun iddia ettiği gibi "kurul düşmanlığı" ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Vatandaş, sade vergi mevzuatı, uygulamada yeknesaklık ve istikrar istemekte, "eğitici vergi denetimi" beklemektedir.
alıntı

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/muderrisoglu/2011/11/14/vergi-denetiminde-kronik-sanci

10 Kasım 2011 Perşembe

Hükümet, Maliye'de tarihi bir karara imza attı

Hükümet, temmuzda Maliye Bakanlığı adına tarihi sayılabilecek bir karara imza attı. O doğru kararın sancıları devam ediyor. Neydi o karar? Farklı unvanlar altında çalışan, birbiriyle çekişen, bakanlık yönetimini hatta özel sektörü dahi şekillendiren vergi denetim işinin 646 sayılı kanun hükmünde kararnameyle "tek çatı" altında toplanması. Ekim sonunda bu kez bir yönetmelik yayımlandı. "Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği." İşte o yönetmelik, yeni vergi denetim sisteminin üç aylık görünümünü ve gidişatı değerlendirmemizi zorunlu kıldı. 
Anlaşılan o ki Maliye Müfettişi, Hesap Uzmanı, Gelirler Kontrolörleri ve Vergi Denetmenleri'nin "vergi müfettişi" olarak ortak hedefe yöneltilmesi zaman alacak. Bu adımın hayırlı yanı ise vergi denetiminde görev alacak genç nesillerin kafa karışıklığından ve kurul taassubundan kurtarılması olacak. Ancak, 
 Maliye Bakanlığı'nda, vergi dışındaki fonksiyonları kontrol edecek, çekirdek kadrodan ibaret "Maliye Müfettişleri"ne hâlâ ihtiyaç var. 
 Vergi denetmenleri -bir anlamda- terfi ettirilip vergi müfettişi yapılırken Milli Emlak Denetmenleri'ni ve Muhasebat Kontrolörleri'ni görmezden gelmek; onları, tatmin düzeyi sınırlı uzman kadrolarına almak adil değil. 
 
Ama en önemlisi "zihniyet reformu!" Yani, vergi denetimindeki kurul isimlerini kaldırır gibi yapıp, geçmişin izlerini ustaca geleceğe taşıma riski. Vergi Denetim Kurulu bünyesinde -benim de desteklediğim- biçimiyle "4 Grup Başkanlığı" oluşturuldu. 
 A Grubu: Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler 
 B Grubu: Büyük Ölçekli Mükellefler 
 C Grubu: Organize Vergi Kaçakçılığıyla Mücadele 
 D Grubu: Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması ve Yurtdışı Kazançlar. 
Buraya kadar tamam. Kilit sorumuz şu: 
"Peki, bu gruplarda kimler görev alacak?" İlk bakışta, başarıyı ödüllendirdiği izlenimi uyandıran, performansa dayalı bir model kurulmuş gibi. Lakin bu modelin tek taraflı işleyeceği kuşkusu doğuyor. Örneğin, vergi müfettiş yardımcılığı sınavında en başarılı yüzde 20'lik dilimdeki adaylar, kurmay kadrolara atanacaklar. Büyük mükellefleri, yurtdışı servetleri denetleyecekler. Diğerleri; bakkal, manav, tüccar denetimine yollanacaklar. Bu hiyerarşinin bir süre önce kaldırılan vergi denetmenliğinden farkı ne? Hemen hemen hiç?
Tabii denilebilir ki "Vergi müfettiş yardımcılığından müfettişliğe geçiş sırasında kariyerli gruplara atanma şansı var." Ama o da yeterli değil. Hatta vergi müfettişliğinden başmüfettişliğe atanma aşamasında bile nitelikli grup başkanlıklarına girme fırsatı sunulması da meseleyi çözmüyor. Zira, B, C, D gruplarında görev alanlar sadece bu üç rol arasında değişim yaşarken, A grubundakiler ise bu grubun farklı illeri arasında dolaştırılacaklar. İşte konunun özü de burada. Vergi denetiminde uzmanlık kadar, mükellefi ve ülkenin gerçeklerini de tanımak önemli. Bir o kadar önemli olan da uzmanlık şapkası altında yeni kast sistemleri yaratılmaması. İddia edilebilir ki "B, C, D gruplarındaki arkadaşlar da yurtiçi ve yurtdışı turnelerle sahada ayak basmadık yer bırakmayacak!" Oysa birkaç aylık denetim turlarından söz etmiyoruz. Şunu savunuyoruz: "Bir vergi müfettişi, diğerinden aşağıda tutulmasın. Hepsi eşdeğer donanımda olsun. Küçük ve orta ölçekli mükellef denetimi yapmadan, hemen büyük mükellef deneticisi olamasın. Özellikli denetim gruplarında bulunup da performansı yetersiz kalanlara da önlem alınsın. Küçük mükellef denetimine ayrılan kadro sayısı sınırlı tutulsun. Bu gruptakiler dahi diğerleri ile karma ekipler halinde değişik denetim alanlarına dahil edilsin. Vergi gelirlerinin yüzde 70'inin zaten otomatik biçimde toplandığı unutulmasın! Kadro ağırlığının yüzde 80'i küçüklere değil, büyüklere kanalize edilsin!"
 
Sabah

7 Ağustos 2011 Pazar

İstanbullu "vergi" kıskacında

Türkiye’deki vergi gelirlerinin yüzde 40’ının toplandığı İstanbul'da 'Organize Vergi Kaçakçılığı ile Mücadele Grup Başkanlığı’ kurulacak.




Maliye Bakanlığında görev yapan Teftiş ve Hesap Uzmanları Kurulu ile Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesindeki Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı ve vergi denetmenlerini tek çatı altında toplayan Vergi Denetim Kurulu’na Başkan olarak atanan Ertürk, A.A muhabirine, teşkilatlanma planları ve hedefleri ile Kurulların ortadan kaldırılmasına dönük eleştirilerle ilgili görüşlerini anlattı.

Temmuz ayı içerisinde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile vergi denetim birimlerinin tek çatı altında örgütlendirildiğine işaret eden Ertürk, Kurulun merkezi birimlerinin Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı ile Gelir İdaresinin Bilgi İşlem Merkezinin bulunduğu Gümüşdere’de hizmet vereceğini söyledi.

Daha önce Gelir İdaresi Başkanlığınca yürütülen Risk Analizinin de Kurula devredildiğini kaydeden Ertürk, "Bundan sonra risk analizlerini biz gerçekleştireceğiz. Bu şekilde risk analizine dayalı, objektif esaslara göre vergi incelemesi yapacağız" diye konuştu.

İSTANBUL’A ORGANİZE VERGİ KAÇAKÇILIĞI BAŞKANLIĞI

Vergi Denetim Kurulu Başkanı, yeni dönemde teşkilat yapısını hızla tamamlayacaklarını, bu çerçevede de öncelikle Başkan Yardımcılıkları ve Grup Başkanlıklarına atama yapılacağını bildirdi.

"81 il tek tek değerlendirilecek. Gereken yerlerde, gerekli sayıda grup başkanlıkları oluşturulacak" diyen Adnan Ertürk, şöyle devam etti: "İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Eskişehir, Gaziantep, Trabzon, Samsun ve diğer iller. Bunların hepsine tek tek bakılacak. Gerekli yere, uygun sayıda Grup Başkanlığı kurulacak. Burada İstanbul, bizim için çok önemli.

Türkiye’deki vergi gelirlerinin yüzde 40’ı bu ilde toplanıyor. Gayri safi yurt içi hasılaya bu ilin katkısı ortada. İstanbul’da hem ’Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’, hem ’Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’, hem de ’Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması ve Yurt dışı Kazançlar Grup Başkanlığı’ oluşturulacak. İstanbul’da bunların yanı sıra ’Organize Vergi Kaçakçılığı ile Mücadele Grup Başkanlığı’ da kurulacak.

Aynı şekilde Ankara’da da verginin yüzde 15’i toplanıyor. Aynı Grup Başkanlıkları, bu ilimizde de faaliyete geçirilebilir. İzmir de, bu açıdan ağırlıklı bir ilimiz. Vergi Denetim Kurulu, ödenmesi gereken verginin doğruluğunu araştıracağı için teşkilatlanmada mükellef sayısı ve ekonomik aktivitenin fazla olduğu illere öncelik vereceğiz. Bu şekilde Grup Başkanlıklarını hızlı bir şekilde kurup, hangi denetim elemanının, hangi Grup Başkanlığında çalışacağını belirleyeceğiz. Böylece teşkilatlanmamızı da hızlı bir şekilde tamamlamış olacağız."

DÜNYA STANDARTLARINDA DENETİM

Ertürk, ilgili Kanun Hükmünde Kararnamede, Başkanlığın görev, yetki ve sorumlulukları ile Grup Başkanlıklarının görev alanları, performans değerlendirme sisteminin oluşturulması, vergi müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yeterlilikleri, yükselmeleri ve görevlendirilmeleri hususlarının düzenleneceği Yönetmeliklerin de Ekim ayı sonuna kadar çıkarılmasının öngörüldüğünü belirtti. Ertürk, söz konusu düzenlemeleri Ekim’den önce hızlı bir şekilde uygulamaya koyacaklarını ifade etti.

Yeni yapılanma sonrasında 4 bin 800 civarında denetim elemanına sahip bir çok güçlü bir birimin ortaya çıktığına dikkati çeken Vergi Denetim Kurulu Başkanı Ertürk, şunları söyledi: "Türkiye’nin en büyük denetim birimi olduk. Vergi denetiminin tek elden yürütüleceği çok güçlü bir yapı oluşturuldu. Bu birim, dünya standartlarında denetim yapacak. Vergi denetimlerini de gerek kamunun, gerekse mükellefin hakkını en üst seviyede koruyarak gerçekleştireceğiz. Esas itibariyle objektif ve hakkaniyete uygun hareket eden bir denetim birimi olacağız. İşinin ehli, hukuka saygılı ve bütün işlemlerde hukuku en üst seviyede tutan bir denetim birimi olarak hizmet vereceğiz. Bu anlamda mükellef odaklı, çalışan memnuniyetini en üst seviyede tutan, yetkin, modern bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz." Adnan Ertürk, yeni yapılanmaya yönelik eleştirileri yanıtlarken de, Grup Başkanlıklarında hangi denetim elemanlarının çalıştırılabileceğinin Kanun Hükmünde Kararname ile ortaya konulduğuna vurgu yaptı. Bu çerçevede Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında sadece Hesap Uzmanı Maliye Müfettişi ve Gelirler Kontrolörlerinin görev yapabileceğini kaydeden Ertürk, bu kişilerin Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlıklarında görevlendirilemeyeceğinin de yine Kararname hükmü olduğunu ifade etti. Ertürk, "Kimse endişe etmesin. Ortada endişeye mahal verecek bir durum yok. Biz, Kurul olarak el birliği ile çok başarılı bir çalışma gerçekleştireceğiz" dedi.

BAŞKANDAN VERGİ MÜFETTİŞLERİNE MEKTUP

Bu arada Kurul Başkanı Ertürk, yeni görevini üstlenmesinin ardından Kararname ile vergi müfettişi unvanını alan hesap uzmanları, maliye müfettişleri, gelirler kontrolörleri ve vergi denetmenlerine birer mektup gönderdi.

"Değerli meslektaşım" diye başlayan mektupta, Vergi Denetim Kurulunun oluşumuyla ilgili bilgi veren Ertürk, Kurulun, Bakanlığın çok değerli denetim elemanlarını çatısı altında topladığını ve vergi denetiminin tek elden yürütüleceği güçlü bir teşkilat olarak örgütlendiğini ifade etti.

Başkanlığın teşkilatlanmasına ilişkin çalışmaların da mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılacağını ve yeni yapının bütün yönleriyle faaliyete geçirileceğini belirten Ertürk, şöyle devam etti: "Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı olarak meslektaşlarımızın tecrübelerinden, bilgi ve birikimlerinden en üst düzeyde faydalanarak ülkemizin ihtiyacı olan etkin ve verimli vergi denetim ihtiyacını karşılamak için tüm gücümüzle çalışacağız.

Sizlerin de bu süreçte fedakarca çalışacağınıza, devletimiz ve milletimize mümkün olan en faydalı şekilde hizmet edeceğinize, Vergi Denetim kurulu Başkanlığının adını ve Vergi Müfettişliği unvanını en saygın noktaya taşıyacağınıza olan inancım tamdır."

alıntı

http://ekonomi.milliyet.com.tr/istanbullu-vergi-kiskacinda/ek

4 Ağustos 2011 Perşembe

Vergi Denetimi'nin başına Ertürk getirildi


04 Ağustos 2011 Perşembe 10:22

Maliye Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına Gelir İdaresi Başkan Yardımcılarından Adnan Ertürk atandı


Maliye Bakanlığında Hesap Uzmanları Kurulu, Teftiş Kurulu ve Gelirler Kontrolörlüğü Başkanlıkları ile vergi denetmenlerinin tek çatı altında toplanmasıyla oluşturulan Vergi Denetim Kurulunda Başkanlığa Ertürk'ün getirilmesine ilişkin kararname, bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı.
Doğrudan Maliye Bakanına bağlı olarak çalışacak Kurulda, daha sonra Başkan Yardımcılıkları ve Grup Başkanlıklarına da atama yapılacak.
Bu arada bir başka atama kararı ile Vergi Denetim Kurulunda açık bulunan Vergi Müfettişliklerine yapılan yeterlik sınavında başarı gösteren Abdullah Karaboyacı, Muhammet Nasif Naziroğlu, Fırat Mumcu, Mehmet Fatih Gür, Eyyüp Sabrihan Alkan, Arif Bayram, Ali Ergül, Abdullah Keser, Ayhan Güneş, Serdar Gargı, Cihat Karatekin, Mustafa Deniz, Ali Avkan, Abdurrahman Fatih Türkkahraman ile Ömer İlalan'ın atanmaları da uygun görüldü.
-VERGİDEN DENETİME-
Bütün vergi denetimlerinin yanı sıra, vergiyle ilgili risk analiz çalışmalarını da yürütecek olan Vergi Denetim Kurulunun ilk başkanı Adnan Ertürk, 1968 yılında Kayseri'de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara'da tamamlayan Ertürk, 1989 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu, daha sonra da ABD'de University Of Ilinois'te finans alanında yüksek lisans yaptı.
1991-1995 yıllarında maliye müfettiş yardımcısı olarak Maliye Bakanlığına giren Ertürk, 1995 yılında maliye müfettişi, 2001 yılında ise maliye başmüfettişi oldu.
2003 yılında Gelirler Genel Müdürlüğünde Daire Başkanlığı görevine atanan Adnan Ertürk, Gelir İdaresi Başkanlığı kurulduktan sonra, Gelir İdaresi Grup Başkanı olarak aynı görevine devam etti. Ertürk, 2006 yılı başında Gelir İdaresinde Daire Başkanlığı görevine getirildi. 2007 yılında Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına atanan Ertürk, 2009 yılında Gelir İdaresine bu defa Başkan Yardımcısı olarak döndü.
Gelir İdaresinde vergi mevzuatı ve uygulamaya dönük çalışmaları yürüten Ertürk, Vergi Denetim Kurulu Başkanı olarak bundan sonra vergi denetiminden sorumlu olacak

26 Temmuz 2011 Salı

Gelirler Kontrolörler Derneği'nden açıklama

25.07.2011 15:39

Gelirler Kontrolörler Derneği, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kararnameye ilişkin bir açıklama yayımladı:

İşte o açıklama:

Vatanı ve milleti uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet kederli ailelerine sabır ve milletimize başsağlığı dileriz.

10.07.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 646 sayılı “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının Kurulması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname”yle; Gelirler Kontrolörleri Başkanlığında bulunan mevcut “Gelirler Başkontrolörleri / Gelirler Kontrolörleri /Stajyer Gelirler Kontrolörleri” yeni kurulan Vergi Denetim Kurulu bünyesinde “Vergi Başmüfettişi / Vergi Müfettişi / Vergi Müfettiş Yardımcısı” olarak görev ve hizmetlerini sürdüreceklerdir.
1936 yılından bugüne kadar 75 yıldır Maliye Bakanlığının merkez denetim elemanı olan Gelirler Kontrolörleri; milletimiz adına Hazinenin hakkını korurken mükellef haklarını da gözeterek kanunların verdiği yetkiler çerçevesinde; vergi incelemesinden vergi dairelerinin teftişine, kamu görevlilerinin soruşturmalarından suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin suç ve suçlularla mücadeleye, Maliye Bakanlığı personelinin eğitiminden üniversitelerde gençlerin eğitimine kadar çok geniş bir yelpazede; hayatlarını, zamanlarını, enerjilerini, bilgi birikimlerini, tecrübelerini her zaman kamu hizmeti bilinci içerisinde kamu yararını gözeterek büyük bir hassasiyet, titizlik ve tarafsızlık içersinde milletimizin hizmetine sunmuşlardır.
Gelirler Kontrolörleri; 75 yıllık tarihleri boyunca Anayasa ve Kanunların verdiği yetkileri kullanırken; her konuda her zaman Millet, Ülke ve Devlet menfaatlerini her şeyin üstünde tutarak mesleki taassuba pirim vermemiş, hiçbir kimseyi ve hiçbir kurumu kendisinden küçük veya değersiz görmemiş, her zaman diyaloğa ve değişime açık, meslek ahlakı değerlerine önem vermiş ve hukuka uygun hareket etme çabası içinde olmuşlardır. Bu amaca yönelik olarak vergi denetiminin etkin, bağımsız ve tarafsız bir şekilde sağlıklı olarak yürütülmesi için tarihleri boyunca daima gayret göstermişler ve bu gayrete, 2005 yılında gündeme gelen Gelir İdaresi ve vergi denetiminin yeniden yapılanmasında milletimiz şahit olmuştur. Gelir İdaresinin yapılanması sonucunda ortaya çıkan olumsuzluklara rağmen yaptıkları etkili ve verimli vergi incelemeleriyle kamuoyunda adlarından sıkça bahsettirmişler ve vergi incelemelerinin caydırıcılık ve eğiticilik yönünü en iyi şekilde sergilemişlerdir.
Vergi Denetiminin yapılanmasını önemsiyor, vergi denetimine ilişkin yapılan yeni düzenlemenin ülkemiz için faydalı olmasını umut ediyoruz. Bugüne kadar gösterdiğimiz gayret ve yaptığımız hizmetlerin takdirini, bunu en iyi değerlendirecek merci olan milletimize bırakıyoruz.

Gelirler Kontrolörleri şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bilgi ve tecrübelerini Devlet ve Milletinin refahı ve mutluluğu için kullanmaya ve çalışmaya var gücüyle devam edecek, samimi niyetleriyle ülkeye hizmet eden herkese bütün çabasıyla destek verecektir.

75 yıllık süreçte Gelirler Kontrolörü unvanı alarak ülkesine ve milletine fedakarca hizmet eden tüm meslektaşarımıza şükran ve sagılarımızı sunar; vefat etmiş olanlara rahmet, hayatta olanlara sağlık ve mutluluk, yeni yapıda görevlerini sürdüreceklere ise üstün başarılar dileriz.

Saygılarımızla…Ankara

VERGİ DENETİM BİRİMLERİNİN TEK ÇATI ALTINDA BİRLEŞTİRİLMESİYLE VERGİ DENETİMİ DAHA DA GÜÇLENMİŞTİR

07.07.2011 tarihli ve 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Maliye Bakanlığı bünyesindeki vergi denetim birimleri olan; Vergi Denetmenleri, Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları ve Gelirler Kontrolörleri tek çatı altında "Vergi Müfettişi" unvanında birleştirilmiştir. Yapılan bu düzenlemeyle;
-Vergi denetiminde organizasyon, koordinasyon ve bilgi paylaşımı sağlıklı bir şekilde sağlanacaktır. Denetim kadrolarını oluşturan insan kaynakları daha rasyonel kullanılacaktır.
-Liyakat esası geçerli olacak olup, ülkemizin değişik yörelerinde tecrübe kazanmış ve halkımızı yakından tanıyan meslek mensuplarının önü açılmış olacaktır.
-Modern yönetim tekniklerini ve toplam kalite yönetimini uygulama imkanı vermeyen, ayrıca mevcut vergi sistemini işlemez ve verimsiz hale getiren, çağdışı bürokratik kast sistem ortadan kalkacaktır.
-Vergi denetim birimleri arasında yaşanan huzursuzluklar, çekişmeler sona erecektir.
-Vergi denetiminin mükellef odaklı ve kaliteli hizmet sunma anlayışı ile yapılması sağlanmış olacaktır.
-Vergi denetimine ilişkin geliştirilen teknikler, stratejiler, planlar ve bunların sonuçlarının objektif değerlendirmelerinin yapılması mümkün olacak ve de vergi denetimi tek elden hesap verebilir hale gelecektir.
-Bu düzenleme ile denetim ve idare, ayrı ayrı kendi başarılarını ispatlamak ve hesabını vermek zorunda kalacaklardır.
-Vergi denetim birimlerinin tek çatı altında toplanmasıyla, denetimden beklenen verim artacak olup, verginin tabana yayılması, vergi kayıp ve kaçağının asgari düzeye indirilmesi, vergide adalet ilkesinin uygulanması mümkün hale gelecektir.
Gerek ekonomide kayıt dışılıkla etkin mücadele için ve gerekse vergi sisteminde etkinlik, vergide istikrar ve öngörülebilirlik için vergi reformu kapsamında yapılmış olan 4 (dört) ayrı vergi denetim biriminin tek çatı altında "Vergi Müfettişi" unvanında birleştirilmesi iradesinin, 74 milyon ülke insanımızın geleceği için çok önemli olduğu tüm kesimlerce anlaşılmakta ve görülmektedir.
Tüm bu nedenlerden dolayı; 1936 yılından bugüne tüm yurt genelinde hizmet ifa eden, etkin görev yapabilen kapasiteye, eğitim ve bilgi birikimine sahip olan, toplam vergi denetim gücünün % 80'ini oluşturan ve vergi incelemelerinin % 90'ını gerçekleştiren vergi denetmenleri camiası, yapılan bu düzenlemeyi ülkemizin ve halkımızın geleceği için desteklemektedir. Böylesine önemli bir konuda, bireysel çıkar ve arzuları ön planda tutmanın, meslek taassubu yapmanın doğru bir yaklaşım olmadığı anlayışı ile yeni sistemin yerleşmesi ve bazı alanların iyileştirilmesi için gerekli olan her türlü destek verilecektir. Neticede; Maliye Bakanlığı'nda gerçekleştirilen bu yapılandırma her yönüyle büyük bir devrimdir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

VERGİ DENETMENLERİ

21 Temmuz 2011 Perşembe

VERGİ DENETİMİNDE BÜYÜK DEĞİŞİM

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Bilindiği üzere Türkiye’de Vergi Denetimi ile görevli 4 birim mevcuttur. Bunlar;

- Maliye Müfettişleri (mevcut sayıları 165 civarındadır.)

- Gelirler Kontrolörleri (mevcut sayıları 365 civarındadır.)

- Hesap Uzmanları (mevcut sayıları 330 civarındadır.)

- Vergi Denetmenleri (mevcut sayıları 4.000 civarındadır.)

Bu denetim birimlerinin ilk üçü merkezi Denetim Birimi, Vergi Denetmenleri ise Mahalli Denetim Birimi olarak (Defterdarlar ya da Vergi Dairesi Başkanına bağlı) görev yapmakta idi.

Aynı bakanlığın içerisinde birbirinden bağımsız 4 adet Denetim biriminin varlığı çok uzun yıllardan beri Maliye Bakanlığı içinde birçok huzursuzluk, tartışma, meslek şovenizmi, kurul taassubu diye adlandırabileceğimiz problemin kaynağını oluşturuyordu. Denetimde koordinasyon bir türlü sağlanamıyor ve her denetim birimi diğerlerini karalayıp kendini öne çıkarmanın gayreti içinde bulunuyordu. Kısaca denetim birimleri çok uzun yıllardan beri sorun üreten bir yapı arz ediyordu.

Aslında denetim birimlerinin bu yapısı, piyasa ve siyasi otoriteler tarafından bilinmesine rağmen, bazı denetim birimlerinin çok güçlü ilişkileri ve hükümetler üstü bağlantıları nedeniyle hükümetler buna bir çözüm üretemiyor ve denetim birimlerine dönük bir yapılanmaya gidemiyordu. Ancak çok güçlü bir toplumsal destekle 3. Kez iktidarda olan hükümet beklenmedik bir hızla bu soruna el attı ve 9 Temmuz 2011 tarihli Kanun Hükmünde Kararname ile 4 denetim birimi kaldırarak tek çatı altında topladı. Yapılan düzenleme ile Maliye Teftiş Kurulu, Hesap Uzmanları Kurulu, Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı ve Vergi Denetmenliği kaldırılarak yerine doğrudan Maliye Bakanına bağlı “ Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı “ ihdas edildi.

Bu Kanun Hükmünde Kararname ile Maliye Başmüfettişi, Baş Hesap Uzmanı ve Gelirler Başkontrolörü kadrolarında bulunanlar Vergi Başmüfettişi kadrolarına; Maliye Müfettişi, Hesap Uzmanı ve Gelirler Kontrolörü ile Vergi Denetmeni kadrolarında bulunanlar Vergi Müfettişi kadrolarına; Maliye Müfettiş Yardımcısı, Hesap Uzman Yardımcısı ve Stajyer Gelirler Kontrolörü ile Vergi Denetmen Yardımcısı kadrolarında bulunanlar Vergi Müfettiş Yardımcısı kadrolarına halen bulundukları kadro dereceleriyle herhangi bir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayıldı.

Düzenleme uyarınca Vergi Müfettişliğine atanmış sayılanlardan; Vergi Denetmeni ve Vergi Denetmen Yardımcısı kadrolarında bulunanlar Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında,, Maliye Başmüfettişi, Maliye Müfettişi, Baş Hesap Uzmanı, Hesap Uzmanı, Gelirler Başkontrolörü ve Gelirler Kontrolörü ile bunların yardımcılarına ilişkin kadrolarda bulunanlar Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında, Organize Vergi Kaçakçılığı ile Mücadele Grup Başkanlığı, Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması ve Yurtdışı Kazançlar Grup Başkanlıklarında görevlendirilecekler.

Yeni düzenleme ile 1879 yılında kurulan Maliye Müfettişliği, 1936 da kurulan Gelirler Kontrolörlüğü ve 1945 yılında kurulan Hesap Uzmanlığı sona ermiştir. Artık bu unvanlar tarihe karışmıştır. Bu unvanların yerine “Vergi Müfettişi “ unvanı gelmiştir.

Bu düzenlemenin nasıl bir getiri ya da götürüsünün olacağını ileriki dönemlerde yaşayıp göreceğiz. Ancak 10 yıl boyunca Maliye Bakanlığının merkezi denetim yapısı içinde Gelirler Kontrolörü olarak görev yapmış bir kişi olarak, bu düzenlemenin uzun vadede önemli rahatlamalara yol açacağını ve olumlu sonuçlar doğuracağını düşünüyorum. Bu geçiş sürecinde vergi denetmenlerinin yeni yapıya katkı anlamında sorumluklarının fazla olduğuna inanıyorum.

alıntı

http://www.kuzeyekspres.com.tr/author_article_detail.php?id=10809

15 Temmuz 2011 Cuma

Bakalım Birleşme Kimseyi Mutlu Edecek Mi?

Oldu oluyor derken Maliye Bakanlığı’nın denetim birimleri bir gecede birleştiriliverdi.


Dört ayrı köklü kurum tek çatı altına alındı.


Maliye Teftiş Kurulu, Hesap Uzmanları Kurulu Kapatıldı. Gelirler Kontrolörlüğü, Vergi Denetmenliği ünvanları kaldırıldı, tüm denetim elemanları artık Vergi Denetim Kuruluna bağlı olarak çalışmak üzere “Vergi Müfettişi” oldu.


Bu birleşmeyi isteyenler vardı, istemeyenler vardı.


Birleşmeyi en çok isteyenler vergi denetmenleriydi. Çünkü yapılanmada ve işleyişte onlar açısından haksızlıklar vardı.


Vergi Denetmenleri de yetkilerini aynı diğer vergi inceleme elemanları gibi doğrudan kanundan almalarına rağmen, Bakanlığın merkez teşkilatı dışında örgütlenmiş olmaları dolayısıyla sanki daha az yetkiyle çalışıyor gibi haksız bir izlenim oluşmuştu.


Görüntüde merkez denetim elemanları daha büyük kurumları, vergi denetmenleri daha küçük mükellefleri inceler gibi bir algı da vardı ama işleyiş böyle de değildi.


Vergi Denetmenleri de çok büyük kurumlarda incelemeler yapabildiği gibi merkez denetim elemanları da küçük mükellefler nezdinde vergi incelemesi yapabiliyorlardı.


Üstelik merkez denetim elemanlarından olan Hesap Uzmanlarının memur soruşturma yetkisi bulunmazken Vergi Denetmenleri bu yetkiye sahipti.


Merkez denetim elemanları arasında da bazı gereksiz çekişmeler vardı.


Maliye Müfettişleri ve Hesap Uzmanlarının doğrudan Maliye Bakanına; Gelirler Kontrolörleri ise Gelir İdaresi Başkanına bağlı birimler olması da başka bir sancı nedeniydi.


Bu bağlı olunan merci farklılığı bu birimler arasında statü farkı gibi yorumlandığı oluyordu zaman zaman.


İşte özellikle Maliye Müfettişleri ve Hesap Uzmanları da olduğunu savundukları bu statü farklılığından dolayı birleşmeye karşıydılar.


Ancak her kurumunda kendine özgü kültürleri vardı. Birimler arasındaki bu rekabet dolayısıyla her birim daha iyi olmak için kendine özgü eğitim ve terbiye sistemi geliştirmişti.


Farklı kültürler olması dışında bu rekabet kurumlar arasında kaçınılmaz bir soğuklukta yaratmıştı.


Şimdi bir anda bu dört birimin birbirine kabul ve hazmetmesi kolay olmayacak elbette. Üstelik birleşme içerisinde yine Vergi Denetmenlerini kızdıracak ayrımcı bir düzenleme de var.


Birleşme sonrasında küçük ve orta ölçekli mükellefler grup başkanlığı, büyük ölçekli mükellefler grup başkanlığı, organize vergi kaçakçılığı ile mücadele grup başkanlığı ve örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması ve yurtdışı kazançlar grup başkanlığı olmak üzere dört birim oluşturuldu.


Eski merkez denetim birimleri arasında böyle bir ayrım gözetilmezken vergi denetmenleri küçük ve orta ölçekli mükellefler grup başkanlığına bağlandı.


Böylece birleşmeyi en çok isteyen grup nezdinde de gereksiz bir burukluk yaratılmış oldu.


Yaşayıp göreceğiz, bakalım birleşme kimseyi mutlu edecek mi?


alıntı


http://www.gozlemgazetesi.com/yazarlar/atilla-dolarslan/105-bakalim-birlesme-kimseyi-mutlu-edecek-mi.html

10 Temmuz 2011 Pazar

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı kuruldu

ANKARA (CİHAN)- Maliye Bakanlığı bünyesinde hizmet birimi olarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı kuruldu.
Vergi Denetim Başkanlığı’nın kurulmasıyla ilgili Kanun Hükmünde Kararname Resim Gazete’de yayınlandı.Vergi Denetim Başkanlığı, vergi incelemesi ve denetimine ilişkin temel politika ve stratejileri belirleyerek, uygulanmasını sağlayacak.

Doğrudan maliye bakanına bağlı olarak çalışacak olan Vergi Denetim Başkanlığı; başkan, başkan yardımcıları, grup başkanları ve vergi müfettişlerinden oluşacak. Başkanlık bünyesinde, Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı, Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı, Organize Vergi Kaçakçılığı ile Mücadele Grup Başkanlığı, Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması ve Yurtdışı Kazançlar Grup Başkanlığı bulunacak. Başkanlığın görev alanları ise şöyle belirlendi:

“Vergi Usul Kanunu ve diğer gelir kanunları kapsamında vergi incelemeleri yapmak, her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak suretiyle oluşturulacak Risk Analiz Sistemi üzerinden mükelleflerin faaliyetlerini gruplar ve sektörler itibarıyla analiz etmek, mukayeseler yapmak ve bu suretle risk alanlarını tespit etmek, vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikayetleri değerlendirmek, vergi incelemelerinde Gelir İdaresi Başkanlığı ile gerekli eşgüdümü ve işbirliğini sağlamak, inceleme ve denetim sonuçlarını izlemek, değerlendirmek ve istatistikler oluşturmak, vergi inceleme ve denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke, yöntem ve teknikleri geliştirmek, inceleme ve denetim rehberleri hazırlamak, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların uyacakları etik kuralları belirlemek, vergi kaçırma ve vergiden kaçınma alanındaki gelişmeler ile bunların ortaya çıkarılması ve önlenmesine yönelik yöntemler konusunda araştırmalar yapmak, bakan tarafından verilen teftiş, inceleme, denetim ve soruşturmaları yapmak.”